ATLANTI MENÜ
YARARLI LİNKLER
 



TARİHSEL,  SİYASAL  VE  GÜNCEL  OLAYLAR 

          1.Atçekenler, Bozulus Türkmenleri ve  Atlantı’nın  Kuruluşu;

            Atçekenler, Karaman, Akşehir ve Tuz Gölü arasındaki  bölgede yaşarlar. Bu bölgede yaşayanlar vergilerini yetiştirdikleri atlardan verdiklerinden Atçeken denilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’na karşı 16. yy. başlarında başlayan ve yaklaşık 100 yıl süren Celali İsyanları, Anadolu’nun yakılıp yıkılmasına, yerleşik halkın göç etmesine, Atçekenler vb.  toplulukların dağılmasına sebep olmuştur. Celali İsyanlarının durması üzerine 1613’ de Bozulus Türkmenleri, Karaman Eyaleti’nin Atçeken bölgesine gelir. 

          Akkoyunlulardan kalma Türkmen halkına Osmanlı defter kayıtlarında Bozulus Türkmenleri denilmektedir. Tarihte az bilinen aşiretlerden biridir. Bozulus Türkmenlerinden savaş kuvveti olarak ilk kez Viyana bozgunundan sonraki kargaşa döneminde yararlanılmıştır. Bozulus Türkmenleri, hem iç ayaklanmaların bastırılmasında kullanılmış, hem de Viyana bozgunundan sonraki Avusturya seferinde bazı aşiretleri savaşa gönderilmiştir.  Hamzahacılı, Gündeşli, Şeyhli, Köçekli aşiretlerinin baş bilenleri (kethüdalar) Konya'ya çağrılıp "Beg" ünvanıyla ve bin altı yüz atlıyla sefere katılmışlardır. Ne var ki ateşli silahlara henüz alışmamış olan kuvvet Avusturyalılar'ın yoğun topçu ateşi karşısında şaşırıp geri çekilince paniğe sebep olmuşlardır. Bozgunu önlemek için ileri atılan Sadrazam Köprülü Fazıl Mustafa Paşa şehit olmuştur. Tarihlerin yazdığı bu ünlü Salankamin Savaşı, Bozulus Türkmenlerinin katıldığı ilk Osmanlı savaşıdır.(Tarih ve Düşünce Derğisi, Halil Erenoğlu, s.36)

           “Osmanlı İmparatorluğu’nun 1691’de çıkardığı Aşiretlerin İskanı Yasası, aşiretler ile devlet arasında köşe kapmaca oyununa dönüşür. Aşiretlerin bir kısmı kendiliğinden yerleşmiş olmakla birlikte genelde bu iskan hareketine karşı geldikleri gözlenir. Sürekli yer değiştirmeleri ve iskan edilmeleri kararlaştırılan yere gitmemeleri devlet hazinesine önemli ölçüde zarar verir. Anadolu’da devleti en çok uğraştıran bir başka aşiret de Bozulus Türkmenleri yada Tabanlı aşireti denilen aşirettir. 1745’de devlet hazinesine 3618 kuruş borcu vardır.”(Osmanlı Toplum  Yaşantısı,  Doç  Dr. Yücel  ÖZKAYA,  s. 173-174)

             Atlantı, Atçeken Bölgesinin, Turgut yönetim bölgesinde yaşayan konar-göçer durumunda, yarı göçebe bir yaşam sürdürenlerce kurulmuştur. Kesin olmamakla birlikte l5. yy. ortalarında kurulmuştur. Başlangıçta 5-10 hanelik küçük bir  köydür. Söylenceye göre adını, dokuz atlı tarafından kurulmasından almaktadır. İlk yerleşim yeri Akkuyu çevresidir. 18.yy. başlarında Celali İsyanları,…vb. nedenlerden terkedilmiş, harap bir Atçeken köyüdür. Osmanlı İmparatorluğu’nun 1691’de çıkardığı Aşiretlerin İskanı Yasası sonrası bölgede konar-göçer biçiminde yaşayan Bozulus Türkmenlerine bağlı oymaklar yerleştirilerek derbent yapılmıştır.

                 

      2.Delibaş Mehmet’in 2. Konya İsyan Girişimi Öncesi Atlantı’ya Gelişi;

         Delibaş Mehmet, 15 Temmuz 1921’de Yunanlılarca esir alınan askerlerden oluşan 52 kişilik bir kuvvetle Akşehir üzerinden Konya’ya hareket eder. Akşehir-Konya güzergahı arası geçtiği köylerde, köylüleri kendi yanına çekmek için kuvvetinin fazla olduğunu göstermeye çalışır. 19-20 Ağustos l921’de Atlantı’ya gelir. Önceden işbirliği yaptığı Çerkez İlyas’la gizlice görüşerek ‘Konya’yı basma önerisinde’ bulunur. Çerkez İlyas bir takım vaatlerle Delibaş Mehmet’i başından savar ve durumu Kadınhanı Kaymakamı Bekir Sami Bey’e bildirir. Delibaş Mehmet’in Yunanlılarla işbirliği yapması halk arasında nefretle karşılanır. Bunu fark eden emrindeki askerler tek tek firar eder. Konya’ya vardığında maiyetinde 20-30 asker kalır. 28 Ağustos l921’de Dinek beldesi yakınlarında elebaşlarınca pusu kurularak öldürülür.

Kaynaklar: 1. Mehmet ÖNDER, Milli Mücadelede Konya, Delibaş Hadisesi,  s. 299

                  2. Yrd.  Doç.  Dr.  Ahmet ANANAS, Milli  Mücadelede  Konya,   s. 149

 

         3.Cumhuriyet Döneminde Atlantı’da  doğal  afetler;

       Kar: Atlantı’ya,  27 - 28 Şubat  1945’de  halk arasında  ‘Koca Kar’   olarak  bilinen, yaklaşık 1 m. yüksekliğinde kar yağmıştır. Ağıllara atlara bağlanan kızaklarla ulaşılmıştır.

       Deprem: Atlantı, Kadınhanı - Ilgın depremi olarak kayıtlara  geçen 21 Şubat 1946’da  5.6 şiddetinde bir deprem yaşamıştır. Bu depremde bölgeden 2 kişi ölmüştür. Tarihi Uluyol’da çatlaklar oluşmuştur.

         Sel:  Atlantı’ya, 5 Eylül l956’da, kuvvetli bir yağmurdan hemen sonra Dede Dağı, Örtme Çalı, Pirik  mevkilerinden  sel  inmiştir. Sel, boş alanları, avluları doldurmuş; harman yerlerindeki  ürünlerle, bostanlara zarar vermiştir.

          Fırtına: Atlantı’da, 13 Mart l971 günü saat 13.30’da başlayan kar yağışı kısa sürede fırtınaya dönüşür. O saatte kahvede bulunanlar ertesi sabaha kadar evine gidemez. Yaylıma gönderilen 2 sürü koyun telef olur. Çobanlar tahliye kanallarındaki büzden köprülerin içine sığınarak donmaktan kurtulurlar. Mahmudiye Köyü’nden Değirmenci Ali’nin oğlu Necati, o gece 200 m. uzaktaki evine ulaşamayıp donarak ölür. Çevre köylerden başka donarak ölenler olur. 14 Mart 1971 sabahı, sanki o fırtına yaşanmamış gibi güneş yeniden doğar. (Atlantı’da 13 Mart 1971 fırtınasını anlatan bu yazıyı, emekli öğretmen Mehmet ÇOBAN yollamıştır. Kendisine teşekkür ederim.)

       4.Bir Olay

         19 Ekim l848’de  Atlantı köyünden  Bekir oğlu Musa, ticaret için köyden çıkıp giderken, köye 2 saatlik bir uzaklıkta aynı köyden Mustafa oğlu Mehmet’in kendine yetiştiğini, bir atını zorla almak istediğini, bu sırada yaptıkları kavgada ön alt dişinin birinin kırıldığını dava etmiştir.  Yapılan soruşturmada olayın gerçek olduğu anlaşılınca Mehmet 500 dirhem altınla cezalandırılmıştır. “81(F-38) Nolu Konya Şer’iye Sicil Defterinin İncelenmesi, s. 201”