ATLANTI'NIN TARİHİ
Bölgenin eski bir
yerleşim yeri olduğu eski mezarlar;(Beratlı, Çığırtkan, Dümbelek, Humuyar,
Örenler, Kayseri) yığma ve ören yerlerden(Gümüşlü, Karatepe) anlaşılmaktadır.
İlk çağlarda bölge Maxmian döneminde Doğu Roma şehirlerinden Galatia sınırları
içerisindedir. Uzun yıllar Etilerin egemenliğinde kalmıştır. Sonraları
Firigyalılar ve Lidyalılar egemen olmuştur.
Atlantı, Oğuz
boylarından Bozulus Türkmenlerine bağlı oymaklarca kurulmuştur. “Bozulus
Türkmenleri; Diyarbakır Türkmenleri, Halep Türkmenleri, Dulkadirli
oymaklarından oluşmaktadır.”(Faruk Sümer, Oğuzlar, İstanbul 1999 s.196)
“16.yy’da Diyarbakır ve çevresinde yaşamaktadırlar. Mardin’in güneyinde Deyr-i
Zora kadar uzanan çöl bölgesinde kışlamakta; Diyarbakır ve Erzurum’a bağlı türlü
yerlerde yaylamaktadırlar. 40 bin kişilik bir topluluk oluşturmakta; yaklaşık 2
milyon küçükbaş hayvan beslemektedirler. 17.yy başlarından başlayarak Karaman
Eyaleti’ne kışlak-yaylak için gelmeğe başlarlar. Karaman Eyaleti’nin Atçeken
Bölgesinde, konar-göçer durumunda, yarı göçebe bir yaşam sürdürürler. At
yetiştirmekle ün kazanırlar. Atçeken Bölgesi, Eski-il, Bayburd, Turgud
adlarında üç yönetim bölgesine ayrılır. Eski-il, Tuz Gölünden başlayıp güney
doğuya doğru Ereğli’nin batısından Aksaray’a kadar olan bölge; Bayburd,
Karaman’ın doğusu, Ereğli’nin güneyi arasındaki bölge; Turgud, Akşehir Gölünün
kuzeyinden Karaman’ın batısı arasındaki bölgedir”.(Türkler Ansiklopedisi, Yeni
Türkiye Yayınları, 10. cilt s. 204-205) Atlantı’nın kuruluş tarihiyle ilgili
kesin bilgi olmamasına karşılık, Turgud yönetim bölgesinde yaşayanlarca l5.yy
ortalarında kurulmuştur. Başlangıçta, 5-10 hanelik küçük bir köydür. Söylenceye
göre adını, dokuz atlı tarafından kurulmasından almaktadır. İlk yerleşim yeri
Akkuyu çevresidir. 18.yy. başlarında Celali İsyanları…vb. nedenlerden
terkedilmiş, harap bir Atçeken köyüdür. Osmanlı İmparatorluğu’nun 1691’de
çıkardığı Aşiretlerin İskanı Yasası sonrası bölgede konar-göçer biçiminde
yaşayan Bozulus Türkmenlerine bağlı oymaklar yerleştirilerek derbent
yapılmıştır. Aşiretlerin İskanı Yasası kapsamında; “Karaman Eyaleti’ne bağlı
Atçeken Mukatası(Bölgesi) köylerinden Atlantı’ya 1752 yılında Bozulus
Türkmenlerinden Küşne, Kara Halilli, Danişmendli, Çiyan oymaklarına bağlı 200
hane yerleştirilir.”(Osmanlı İmparatorluğu’nda Aşiretlerin İskanı, Cengiz
Orhonlu, İstanbul l987, s.111) Halkın çoğunluğu Türkmendir. 1892 yılı
kayıtlarına göre 278 hane, 1378 nüfuslu bir köydür. Ancak zaman içerisinde başka
illerden gelenler,(Ağrı, Erzurum, Kırşehir, Tunceli, Sivas); l950-l960 döneminde
16 Bulgaristan muhaciri(göçmeni) ailenin yerleşimi; çevre ilçe, kasaba ve
köylerden gelenlerden oluşmuştur.
Fransız Tarihçi
Clement Huart’ın Anılarında Atlantı ve çevresi şöyle anlatılır : “27 Mayıs 1891
Ilgın’dan çıkışta harika bir şekilde görünen Tuz Gölü, ufuğun çok ötesinde
olduğu halde, önümüzde uzanan beyaz parlak düzlükler gözlerimizi aldatıyor,
geniş su birikintisi hissi uyandırıyordu. Ne bir kaynak, ne de bir su sesi
vardı. Uçlarına kovalar bağlı uzun sırıklar ile birkaç kuyu, düzlüğün monoton
havasını bozuyordu. Ilgın’dan itibaren başlayan araba yolu altı kilometre kadar
düz ovada ilerliyor, sonra hafifçe sola dönerek Çerkezköy’e (Çerkez Atlantı)
doğru yükseliyordu. Burada yoksul kafkas muhacirleri barınmakta idi. Çerkez
köyünü gerilerde bırakan yol daha sonra Osmanlıların onardığı antik bir köprü (Cisr-i
Atik: Eski köprü) ile küçük bir nehri (Bulasan Çayı) aşıyor, birkaç tepe ve
düzlük geçtikten sonra dağları sağda bırakarak Konya’ya ulaşıyordu.”
Atlantı’nın
Osmanlılar Döneminden kalan tarihi yapıtları Taşkafa Mustafa’nın Oda ve Merkez
Camiidir. Taşkafa Mustafa’nın Oda 1806’da yapılmıştır. Döneminin ahşap
mimarisini yansıttığı için Vakıflar Bölge Müdürlüğünce korumaya alınmıştır.
Merkez Camii 1874’de Hacı Ali Çavuş(Gölkaya) yaptırmıştır. Minaresini Hacı
Rukiye(Reyhanoğlu) yaptırmıştır. Cumhuriyet Döneminde türlü onarımlar
geçirmiştir. Camii yaptıran Hacı Ali Çavuş(Gölkaya) Konya’da, medresede okuyan
oğlunu ziyaret gider ve orada ölür. Mezarı Konya’dadır. Minareyi yaptıran Hacı
Rukiye(Reyhanoğlu) Hacca gider ve orada ölür. Mezarı Suudi Arabistan’dadır.
Bölgeden Çavuşcu Gölünü
Tuz Gölüne bağlayan tarihi Uluyol geçmektedir. Uluyol’un güzergahı, Çavuşcu
Gölü, Atlantı, Kolukısa, Çeşmelisebil, İnsuyu, Üzerliktepe ve Tuz Gölüdür.
Atlantı Kasabası idari
yapı bakımından belediyeliktir. Kasabanın Armutlu ve İzzettin adlarında iki
mahellesi vardır. Mahalleler adlarını, Bozulus Türkmenlerine bağlı oymaklardan
almıştır. ”1709 tarihli vesikalarda… Bozulus Türkmenlerine bağlı Armutlu oymağı
halkı ziraat etmekte ve öşür resmini dahi vermekte idiler.”(MD, nu.111 s.239);
“Bozulus Türkmenlerine bağlı İzzeddin, Köçeklü, Avşar… isimli 9 oymak l8 Mart
l692 tarihli bir ferman ile iskan memur edildiler.”(Osmanlı İmparatorluğu’nda
Aşiretlerin İskanı, Cengiz Orhonlu, İstanbul l987, s.
