ATLANTI MENÜ
YARARLI LİNKLER
 



ATLANTI KASABASI

          Atlantı, Kadınhanı’nın 21 km. kuzeyinde Atlantı Ovası denilen geniş, düz ve verimli bir arazi üzerine kurulmuştur. Kuzeyinde Saçıkara Köyü, kuzeydoğusunda Kolukısa Kasabası, doğusunda Gözlü Kasabası, güneyinde Çavdarlı ve Pusat Köyleri, batısında Mahmudiye Köyü bulunmaktadır. Kadınhanı-Polatlı yolu üzerindedir. 2010 yılı nüfus güncellemesine göre 3121 kişi yaşamaktadır.

        Bölgenin eski bir yerleşim yeri olduğu eski mezarlar;(Beratlı, Çığırtkan, Dümbelek, Humuyar, Örenler, Kayseri) yığma ve ören yerlerden(Gümüşlü, Karatepe) anlaşılmaktadır. İlk çağlarda bölge  Maxmian döneminde Doğu Roma şehirlerinden Galatia sınırları içerisindedir. Uzun yıllar Etilerin egemenliğinde kalmıştır. Sonraları Firigyalılar ve Lidyalılar egemen olmuştur.

     Atlantı, Oğuz boylarından Bozulus Türkmenlerine bağlı oymaklarca kurulmuştur. “Bozulus Türkmenleri; Diyarbakır Türkmenleri, Halep Türkmenleri, Dulkadirli  oymaklarından oluşmaktadır.”(Faruk Sümer, Oğuzlar, İstanbul 1999 s.196)  “16.yy’da Diyarbakır ve çevresinde yaşamaktadırlar. Mardin’in güneyinde Deyr-i Zora kadar uzanan çöl bölgesinde kışlamakta; Diyarbakır ve Erzurum’a bağlı türlü yerlerde yaylamaktadırlar. 40 bin kişilik bir topluluk oluşturmakta; yaklaşık 2 milyon küçükbaş hayvan beslemektedirler. 17.yy başlarından başlayarak Karaman Eyaleti’ne kışlak-yaylak için gelmeğe başlarlar. Karaman Eyaleti’nin Atçeken Bölgesinde, konar-göçer durumunda, yarı göçebe bir yaşam sürdürürler. At yetiştirmekle ün kazanırlar.  Atçeken Bölgesi, Eski-il, Bayburd, Turgud adlarında üç yönetim bölgesine ayrılır. Eski-il, Tuz Gölünden başlayıp güney doğuya doğru Ereğli’nin batısından Aksaray’a kadar olan bölge; Bayburd, Karaman’ın doğusu, Ereğli’nin güneyi arasındaki bölge;  Turgud, Akşehir Gölünün kuzeyinden Karaman’ın batısı arasındaki bölgedir”.(Türkler Ansiklopedisi, Yeni Türkiye Yayınları, 10. cilt s. 204-205) Atlantı’nın kuruluş tarihiyle ilgili kesin bilgi olmamasına karşılık, Turgud yönetim bölgesinde yaşayanlarca  l5.yy ortalarında kurulmuştur. Başlangıçta, 5-10 hanelik küçük bir köydür. Söylenceye göre adını, dokuz atlı tarafından kurulmasından almaktadır. İlk yerleşim yeri Akkuyu çevresidir. 18.yy. başlarında Celali İsyanları…vb. nedenlerden terkedilmiş, harap bir Atçeken köyüdür. Osmanlı İmparatorluğu’nun 1691’de çıkardığı Aşiretlerin İskanı Yasası sonrası bölgede konar-göçer biçiminde yaşayan Bozulus Türkmenlerine bağlı oymaklar yerleştirilerek derbent yapılmıştır. Aşiretlerin İskanı Yasası kapsamında;  “Karaman Eyaleti’ne bağlı Atçeken  Mukatası(Bölgesi) köylerinden Atlantı’ya 1752 yılında Bozulus Türkmenlerinden Küşne, Kara Halilli, Danişmendli, Çiyan oymaklarına bağlı 200 hane yerleştirilir.”(Osmanlı İmparatorluğu’nda Aşiretlerin İskanı, Cengiz Orhonlu, İstanbul l987, s.111) Halkın çoğunluğu Türkmendir. 1892 yılı kayıtlarına göre 278 hane, 1378 nüfuslu bir köydür. Ancak zaman içerisinde başka illerden gelenler,(Ağrı, Erzurum, Kırşehir, Tunceli, Sivas); l950-l960 döneminde 16 Bulgaristan muhaciri(göçmeni) ailenin yerleşimi; çevre ilçe, kasaba ve köylerden gelenlerden oluşmuştur.

         Fransız Tarihçi Clement Huart’ın Anılarında Atlantı ve çevresi şöyle anlatılır : “27 Mayıs 1891 Ilgın’dan çıkışta harika bir şekilde görünen Tuz Gölü, ufuğun çok ötesinde olduğu halde, önümüzde uzanan beyaz parlak düzlükler gözlerimizi aldatıyor, geniş su birikintisi hissi uyandırıyordu. Ne bir kaynak, ne de bir su sesi vardı. Uçlarına kovalar bağlı uzun sırıklar ile birkaç kuyu, düzlüğün monoton havasını bozuyordu. Ilgın’dan itibaren başlayan araba yolu altı kilometre kadar düz ovada ilerliyor, sonra hafifçe sola dönerek Çerkezköy’e (Çerkez Atlantı) doğru yükseliyordu. Burada yoksul kafkas muhacirleri barınmakta idi. Çerkez köyünü gerilerde bırakan yol daha sonra Osmanlıların onardığı antik bir köprü (Cisr-i Atik: Eski köprü) ile küçük bir nehri (Bulasan Çayı) aşıyor, birkaç tepe ve düzlük geçtikten sonra dağları sağda bırakarak Konya’ya ulaşıyordu.”

          Atlantı’nın Osmanlılar Döneminden kalan tarihi yapıtları Taşkafa Mustafa’nın Oda ve Merkez Camiidir. Taşkafa Mustafa’nın Oda 1806’da yapılmıştır. Döneminin ahşap mimarisini yansıttığı için Vakıflar Bölge Müdürlüğünce korumaya alınmıştır. Merkez Camii 1874’de Hacı Ali Çavuş(Gölkaya) yaptırmıştır. Minaresini Hacı Rukiye(Reyhanoğlu) yaptırmıştır. Cumhuriyet Döneminde türlü onarımlar geçirmiştir. Camii yaptıran Hacı Ali Çavuş(Gölkaya) Konya’da, medresede okuyan oğlunu ziyaret gider ve orada ölür. Mezarı Konya’dadır. Minareyi yaptıran Hacı Rukiye(Reyhanoğlu) Hacca gider ve orada ölür. Mezarı Suudi Arabistan’dadır.  

        Bölgeden Çavuşcu Gölünü Tuz Gölüne bağlayan tarihi Uluyol geçmektedir. Uluyol’un güzergahı, Çavuşcu Gölü,  Atlantı, Kolukısa, Çeşmelisebil, İnsuyu,  Üzerliktepe  ve Tuz Gölüdür.

         Atlantı Kasabası idari yapı bakımından belediyeliktir. Kasabanın Armutlu ve İzzettin adlarında iki mahellesi vardır. Mahalleler adlarını,  Bozulus Türkmenlerine bağlı oymaklardan almıştır. ”1709 tarihli vesikalarda… Bozulus Türkmenlerine bağlı Armutlu oymağı halkı ziraat etmekte ve öşür resmini dahi  vermekte idiler.”(MD, nu.111 s.239); “Bozulus Türkmenlerine bağlı İzzeddin, Köçeklü, Avşar… isimli 9 oymak l8 Mart l692 tarihli bir ferman ile iskan memur edildiler.”(Osmanlı İmparatorluğu’nda Aşiretlerin İskanı, Cengiz Orhonlu, İstanbul l987, s. 107). Ayrıca iki İlköğretim Okulu, Sağlık Ocağı, Jandarma Karakolu, Atlantı Sulama Birliği, Mısır Kurutma Tesisleri, Tarım Kredi Kooperatifi, Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Pancar Kantarı, TMO alım merkezi, PTT santrali, üç camii ve  marketler bulunmaktadır.

         Atlantı, güneybatısında Kuzyaka Tepesi, batısında Dede Dağı, kuzeyinde Partlıdede Tepesi ile çevrilidir. Rakımı, 982 m.dir.  Geniş, düz ve verimli bir  ovadır.  Halkın geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Yaklaşık  100.000 dekar arazisi vardır. Bunun yaklaşık 70.000 dekarı  Ilgın İlçesi, Çavuşcu Gölü Barajı’ndan gelen kanallarla sulanmaktadır. Bu sulamaya ek olarak Bulasan çayı Atlantı arazisinin yaklaşık 20 000 dekarını sular. Bulasan çayı güzergahı Karaköy, Düğer, Mahmudiye, Atlantı, Saçıkara ve Altınova Tarım İşletme Müdürlüğü barajıdır. Bu güzergahın yaklaşık 20 km. si Atlantı arazisinden geçmektedir. Atlantı Kasabası öncülüğünde 1994-1995 yıllarında  kurulan Atlantı Sulama Birliği, (Atlantı. Kolukısa, Gözlü kasabaları; Karaköy, Düğer, Mahmudiye, Çavdarlı, Pusat köyleri oluşturmaktadır.) kasabamız ve çevre köylerin yaklaşık 100.000 dekar arazisinin sulama işlerini yürütmektedir. Buğday, arpa, şekerpancarı, ayçiçeği,  mısır, sebze ve meyve yetişmektedir.        

         Hayvan varlığı oldukça yoğun olan kasabamızda, Kadınhanı İlçe Tarım Müdürlüğü 2005 yılı kayıtlarına göre; 1500 adet büyükbaş, 11.000 adet koyun ve 1000 adet keçi vardır. Küçükbaş hayvanlar kullanım dışı meralarda kış-yaz barınmaktadır. Son yıllarda süt inekçiliği de gelişmiştir. Bu gelişme nedeniyle Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulmuştur.

      Kuraklığın yaşandığı dönemlerde yağmur duasına çıkmak gelenek halindedir. Düğünlerin çoğunluğu çevre kasaba ve köylerden farklı olarak düğün salonlarında yapılmaktadır. Geleneksel düğünler küçük değişiklerle sürdürülmektedir.

        Geleneksel yemekleri; Su Böreği, Höşmerim, Topalak, Batırık, Gaygana, Kömbe ve Çörek’tir.

          Kapalı su şebekesi yetersizdir. Su kireçlidir. Belediye hizmetleri alt yapı sorunları çözülmediği  için yüzeysel kalmaktadır.

Cumhuriyet Döneminde  yapılan nüfus sayımlarına göre

Atlantı’nın Nüfusu;

YIL 1935 1945 1955 1965 1975 1985 1990 1997 2000 2007 2008 2009 2010
NÜFUS 927 1001 1599 2187 2580 3901 5065 3398 3539 3088 4095 3511 3121